İstanbul'a...
 
Yine istanbul kokuyor ellerim,
 
Canım yine İstanbul çekiyor.
 
Ey mavi gözlü dilber!
 
Yine düştün aklımın en kuytusuna.
 
 
 
Sorarım şimdilerde kendime
 
Seni benim kadar seven oldu mu acaba?
 
Özleyen, bekleyen...
 
Hala isminin altını çizerim okuduğum kitaplarda.
 
/Sence neden/
 
...
 
Sana gelirken attığım adımları sayardım
 
Çıktığım merdivenleri;
 
Yüzellibir adım, 13 merdiven...
 
Hiç bitmezdi
 
Hiç bitmedi!
 
/Düşün ki neden/
 
...
 
Adın gibi bilirsin;
 
En çok ben dinledim seni,
 
En çok ben öptüm gözlerinden,
 
Ve en çok ben ağladım ardından giderken.
 
Adın gibi bilirsin;
 
Sen düşürdün beni uçurum gözlerinden
 
Sevdaya doludizgin koşarken.
 
/Ama neden/
 
...
 
Unutma!
 
Yüzellibir adım, 13 merdiven...
 
 
 
Yine sevda kokuyor ellerim,
 
Canım yine ayrılık çekiyor.
 
Ey mavi gözlü dilber!
 
Yine düştün aklımın en kuytusuna.
.

Beyaz bir kağıda şiirler yazıp gül yüzünden ilham almalıyım

Güneş çekilsin kenara, ufukta seninle doğmalıyım

Son yaprağım düşmeden yağmurunda ıslanmalıyım

"Beyaz bir kağıda..."

 

Beyaz bir kağıda senin adına şiirler yazmalıyım...!"

 
Gecenin bir vakti aklıma düştüğünde, yıldızlara bakmalıyım.
Çoban yıldızından cesaret alıp, yanına koşmalıyım.
Beyaz bir kağıda...
 
"Beyaz bir kağıda senin adına şiirler yazmalıyım"
 
Hayat sahnesinin son oyununda
Figüran değil başrol olmalıyım.
Şöhretin zirvesinde
Kapanışı seninle yapmalıyım.
 
Perdeler çekilmeden, beyaz bir kağıda...
.

 

İstanbul'a...
Sana...
 
Yine istanbul kokuyor ellerim,
 
Canım yine İstanbul çekiyor.
 
Ey mavi gözlü dilber!
 
Yine düştün aklımın en kuytusuna.
 
 
 
Sorarım şimdilerde kendime
 
Seni benim kadar seven oldu mu acaba?
 
Özleyen, bekleyen...
 
Hala isminin altını çizerim okuduğum kitaplarda.
 
/Sence neden/
 
...
 
Sana gelirken attığım adımları sayardım
 
Çıktığım merdivenleri;
 
Yüzellibir adım, 13 merdiven...
 
Hiç bitmezdi
 
Hiç bitmedi!
 
/Düşün ki neden/
 
...
 
Adın gibi bilirsin;
 
En çok ben dinledim seni,
 
En çok ben öptüm gözlerinden,
 
Ve en çok ben ağladım ardından giderken.
 
Adın gibi bilirsin;
 
Sen düşürdün beni uçurum gözlerinden
 
Sevdaya doludizgin koşarken.
 
/Ama neden/
 
...
 
Unutma!
 
Yüzellibir adım, 13 merdiven...
 
 
 
Yine sevda kokuyor ellerim,
 
Canım yine ayrılık çekiyor.
 
Ey mavi gözlü dilber!
 
Yine düştün aklımın en kuytusuna.
 
 

 

.

yine hazan... 

 

 

 

Hazandır yine gönlümün kapısını çalan

Yine yağmur, yine tipi, yine kar ve boran

Ne kışlar gördü fakir yüreğim

Bir damla gözyaşıdır kirpiklerimde asılı kalan...

 

 

Kuraktır gönlüm memleketimin dağları gibi

Fersizdir gözlerim, vuslatı olamayan hasret gibi

Titrektir ellerim, ölümü bekler gibi

Başladı içimde yaprak dökümü, şu gelen hazan gibi

 

 

Bir yanım yaşarken çoraklığı

Bir yanım ha bire filizlenmekte

Bir yanım derken hadi olüme

Bir yanım feryad etmekte ölüm yok diye

 

 

Bilirim bu yalancı ayrılıktır, hazan göz korkutmakta

İnadına sevdalıyım bahara

Bir uçurtma saldım semaya

Alıp da yüreğimi, uçmakta umuda

 

 

Haydi can sen de tut yüreğimden...

 

 

 

 

.

 

ve sen gittin...

 

Eylül sonları

Yağmurlu bir hava

Geceden hemen sonra

Ve sen gittin...

Hiçbirşey almadın yanına

Sadece gönlümdü aldığın.

Çok şey kaldı senden geriye

Hepsini bir kutuya topladım

Belki bir gün dönersin diye...

Menekşenle dertleşiyorum hergün

Haberin olsun o da sana küskün

Pencerede bekliyor seni

Tıpkı ben gibi...

Havalar soğdu iyice

Her taraf kar bilirsin işte

Bilmem sen nerdesin

Hangi iklimde...

Eylül sonları

Yağmurlu bir hava

Geceden hemen sonra

Ve sen gittin...

.

« Önceki ::